Prof. Dr. Nabi Avcı KYK’lı Gençlerle Buluştu

Eski Milli Eğitim ve Kültür ve Turizm Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı "Yaşayan Hazineler - Bir Asrın Belleği" programında gençlerle bir araya geldi.Ankara İl Müdürlüğüne bağlı yurtlarda kalan gençlerle TRT Sevgi Stüdyolarında buluşan Nabi Avcı, gazetecilik yaptığı dönemlerden bakanlık dönemine kadar tecrübelerini, birikimlerini anlatarak gençlere tavsiyelerde bulundu.

15 ŞUBAT 2018
HABERİNFOTOĞRAFLARI
Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunun hayata geçirdiği 'Bir Asrın Belleği' projesi, ünlü isimleri gençlerle buluşturmaya devam ediyor.Eski Milli Eğitim ve Kültür ve Turizm Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı "Yaşayan Hazineler - Bir Asrın Belleği" programında gençlerle bir araya geldi.

Ankara İl Müdürlüğüne bağlı yurtlarda kalan gençlerle TRT Sevgi Stüdyolarında buluşan Nabi Avcı, gazetecilik yaptığı dönemlerden bakanlık dönemine kadar tecrübelerini, birikimlerini anlatarak gençlere tavsiyelerde bulundu.

Günümüzde gazetecilik şartlarının çok değiştiğini kaydeden Avcı, gençlerin düşünsel ağırlığı olan gazeteleri tercih etmeleri önerisinde bulundu. Gazetelerin kitap eklerini takip etmelerini de tavsiye eden Avcı “Bizim kuşağımızda dergi takip etmek diye bir şey vardı. Lise döneminden beri dergi takip ederdik. Dergilerin verdiği sıcaklığı başka bir medya organı veya ortamı pek vermez. Ama artık ilgiler çok değişti. Artık elektronik ortamda da kitaplar yayınlanıyor ama ben kâğıda basılı yayının, gazetenin, kitabın tadının, kokusunun, dokunma duygusunun verdiği hazzın kolay kolay karşılanabileceği kanısında değilim. Biz basılı malzemeyle büyümüş kuşaklar olarak belki bu konuda basılı yayınlara bağımlı hale gelmiş olabiliriz.” diye konuştu.

Okul öncesi eğitimin çocukların bütün eğitim hayatlarını etkileyecek kadar önemli olduğuna değinen Prof. Dr. Nabi Avcı “Okul öncesi eğitim alan çocuklar ilkokul, ortaokul, lise hatta üniversite dönemine kadar okul öncesi eğitim almamış çocuklara oranla daha başarılı. Okul öncesi eğitim alan çocukların oranı şimdi yüzde altmışları geçti. İleride zorunlu hale getirilecek alt yapı oluşturuluyor. Bütün çocuklarımızı okul öncesi eğitim imkânları ile kavuşturduktan sonra bunun olumlu sonuçlarını 16 yıl sonra alıyorsunuz.” dedi. 

Kültürde bu sürenin daha uzun olduğunu ifade eden Avcı sözlerine şöyle devam etti: “Yahya Kemal, Necip Fazıl, Cemil Meriç, Cahit Zarifoğlu, Nuri Pakdil, Sezai Karakoç’un sanatsal ve kültürel verimlerinden yararlanmış, onların eserleriyle büyümüş öğretmenlerimizin, yöneticilerimizin, müdürlerimizin sanata, kültüre, edebiyata, geleneğe, tarihe bakışlarının yansımalarını sınıflarda öğretmenler üzerinden şimdi görebiliyoruz. Bu nedenle kültürde, sanatta değişimin etkileri hızlı değil.” diye konuştu.

Nabi Avcı, iyi şeylere çabuk alışıldığını vurgulayarak “Herkes çok çabuk alışır ve hep böyle zanneder.  Gençler, mesela sizler 15 yıldır belli bir iktidar döneminde büyüdünüz. 2002’de çocuktunuz. Bu hızlı tren hep vardı, kitaplar, yurtlar, üç kişilik odalar, bu imkânlar hep böyleydi zannediyorsunuz. Ama öyle değildi. Bizim üniversite dönemimizde yurtlarda yer bulunamazdı. Odalar 12 kişilikti. Güvenlik sorunu vardı, çatışmalar vardı. İyi şeylere alışmak da iyidir ama nereden nereye ve nasıl geldiğimizi bilmekte fayda vardır.” dedi.

Programda gençlerin sorularını da cevaplayan Nabi Avcı, yazmanın kişiye özel olduğunu ve mizaca göre değiştiğini ifade ederek “Bu işin reçetesi yok. Herkes şiir yazmak zorunda değil ama okumak zorunda. En az bir şairinizin olması hayatınızı daha olumlu etkiler. Türkiye’yi daha yakından tanımak isteyen yabancılar dünyanın en güzel şiirleriyle karşılaşır. Bu nimetin hakkını vermek gerekir. Hangi işi yaparsanız yapın, mühendis, kamyon şoförü, siyasetçi de olsanız roman okumalısınız.” diye konuştu.

Rss